Sanko Üniversitesi Tıp Fakültesi, Çocuk İstismarını ve İhmalini Önleme Derneği işbirliği ile “Çocuk İstismarının Farkında mıyız?” konulu sempozyum düzenlendi.
\r\n
\r\nÖzel Sani Konukoğlu Hastanesi’nde d üzenlenen sempozyumda Çocuk İstismarını ve İhmalini Önleme Derneği Başkanı Çocuk Psikiyatri Uzmanı Prof. Dr. Bahar Gökler “Çocuğun Gelişimini Etkileyen Riskler” ve “İstismar Mağduru Çocukla İletişim”, Dernek Genel Sekreteri Doç. Dr. Aysun Baransel Isır “Çocuk İhmali ve İstismarını Tanımak”, Avukat Hatice Kaynak ise “İstismar Mağduru Çocuğun Korunması” konularında bilgiler verdiler.
\r\n
\r\nSempozyumun moderatörlüğünü yapan SANKO Üniversitesi Tıp Fakültesi Dekan Yardımcısı Prof. Dr. Ayşen Bayram, sosyal sorumluluk projesi kapsamında düzenledikleri sempozyumun amacının, Tıp Fakültesi öğrencileri ve diğer katılımcıları çocuk ihmal ve istismarı konusunda bilgilendirmek olduğunu söyledi.
\r\n
\r\nSempozyumun açılış konuşmasın ı yapan SANKO Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Sınav da üniversitelerin birinci görevinin eğitimdir olduğuna dikkati çekerek, “Bu doğrudur. Ama tek vazifesi bu değildir. Üniversite bir medeniyetin üst aklıdır ve toplumda farkındalık yaratmak bir diğer önemli görevidir” dedi.
\r\n
\r\nProf. Dr. Sınav, çocuk istismarı konusunda farkındalık yaratmak gerektiğine vurgu yaparak, “Bu proje bana ilk geldiğinde hiç tereddüt etmeden ‘ne gerekiyorsa yapalım’ dedim. Çünkü bu toplumsal bir sorun ve hepimizin bu konuda elinden geleni yapması gerekir. Bu projede yer aldığımız için çok mutluyum. Gönüllü olarak bu işle ilgilenen konuşmacılarımıza çok teşekkür ederim. Bu toplantının hepimiz için yararlı olmasını diliyorum” diye konuştu.
\r\n
\r\nPROF. DR. BAHAR GÖKLER
\r\nProf. Dr. Bahar Gökler de Gaziantep’te SANKO Üniversitesi ile bu etkinliği gerçekleştirmenin kendisine ve arkada şlarıma büyük mutluluk verdiğini kaydetti.
\r\n
\r\n“Bu sempozyumla ülkemizde bu konuda başlamış olan farkındalığı daha da ileriye taşıyacağız” diyen Prof. Dr. Gökler, şöyle devam etti:
\r\n
\r\n“Çocuk ve ergen gelişim sürecinde her gelişim basamağı tutumlarla belirlenen geliştirici ve örseleyici öğeler taşıyabilir. Örseleyici tutumlar çocuk ve ergenlerin sağlıklı gelişimine ket vurarak, ihmal ve istismara yol açabilir. Çocuk istismar ve ihmalinde çocuğa yaklaşım çok önemlidir. Uygun olmayan yaklaşımlar çocuğun tekrar travmatize olmasına yol açar. Özellikle ilk görüşme mağdur ve çocuk için çok önemli. Çocukla görüşmede yaş ve gelişim dönem özelliklerinin dikkate alınmalı.”
\r\n
\r\nAile içi istismarı açıklamanın güçlüğüne değinen Gökler, çocuğun bu konuda yüreklendirici bir tutumla ele alınması ve beraberinde gizlilik ilkesine uyulmasının gerektiğini belirterek, “Çocuk ve ergenle görüşme yaparken onlarla empati kurmak çok önemlidir” ifadelerini kullandı.
\r\n
\r\nDOÇ. DR. AYSUN BARANSEL ISIR
\r\n“Gaziantep’te bu toplantıda olmaktan, zincire bir halka daha eklemekten dernek ve çocuklar adına memnuniyet duyduğunu” diyen Doç. Dr. Aysun Baransel Isır ise dünyada her 1 dakikada yaklaşık 500-600 çocuğun aile şiddetine maruz kaldığını, her 1 saatte 6 çocuğun öldürüldüğüne dikkati çekti.
\r\n
\r\nÇocukların, yabancılardan daha fazla anne – baba ve öğretmenler gibi bakım veren kişiler tarafından istismar edildiğine işaret eden Isır, Türkiye’de kız ve erkek çocukların istismara uğrama oranının birbirinden çok da farklı olmadığını, cinsel istismarın her sosyo – ekonomik düzeyde görülebildiğini belirtti.
\r\n
\r\nÇocuk istismarının tanınması ve türleri konusunda açıklamalar yapan Isır, ailelerin eğitilmesi yanında çocukla çalışan uzmanların farkındalıklarının artırılmasına ve bu konuda t ıp, sosyal hizmetler ve hukukun birlikte, bütüncül olarak çocuğu ele almasının gerekliliğini vurguladı.
\r\n
\r\nDoç. Dr. Baransel Isır, “Çocuklar ımız için dileğimiz, beden ve ruh sağlığı yerinde kendi ayakları üzerinde durabilen bireyler yetiştirmek” diyerek, sözlerini tamamladı.
\r\n
\r\nAVUKAT HATİCE KAYNAK
\r\nAvukat Hatice Kaynak da “İstismar Ma ğduru Çocuğun Korunması” konulu sunumunda, çocuğun ve çocukluğun bir dönem olarak kabul edilmesinin ancak yeniçağda kabul gördüğünü, çocukları koruma konusunda aileye müdahalenin ise yüzyılın başlarında reddedildi ğini, ancak I. Dünya Savaşı sonrasında çocuk haklarının kabul ve gelişmesiyle mümkün olduğunu anlattı.
\r\n
\r\nÇocuk haklarının temelinin “Çocuğun yüksek yararı“ olduğunu belirten Kaynak, yüksek yararı “öncelikle çocuğun yaşama ve sağlıklı gelişme hakkının korunması” olarak tan ımladı, bu korunurken çocuğa eşit, adil ve katılımını sağlayan biçimde davranılmasının zorunluluğundan bahsetti.
\r\n
\r\nHukukun çocuğu koruyabilmesi için kamu makamlarının istismar ve korunma ihtiyacından haberdar olması gerektiğini kaydeden Kaynak, devamla şu bilgileri paylaştı:
\r\n
\r\n“Bu da yasalarda yer alan bildirim yükümlülüğü ile düzlenmiştir. Her vatandaş, kamu görevlisi ve sağlık çal ışanı, öğrendiği, fark ettiği suçu ve koruma ihtiyacını bildirmek zorundadır. Bu süreçte çocuğun sistem içinde yeniden örselenmemesi için etiketlenmemesi ve damgalanmaması, böylece gizliliğe uyulmalı. Bu konuda çocukla iletişime geçen herkes ve basın duyarlı olmalı.”
\r\n
\r\nSempozyumda konuşmacılar çocuk ve ergenlerin gelişimsel özelliklerine özen gösteren onları uygun iletişim y öntemleri ile ele alan bir tutumun gerekliliği yanında istismarın tanımı t ürleri ve genel özellikleri ve istismara hukuksal yaklaşım kapsamında bütüncül bir modelle ele alınmasının üzerinde durdular.
TOPLUM
Yayınlanma: 08 Mart 2015 - 09:27
"ÇOCUK İSTİSMARININ FARKINDA MIYIZ"
SANKO ÜNİVERSİTESİ İLE ÇOCUK İSTİSMARINI VE İHMALİNİ ÖNLEME DERNEĞİ SEMPOZYUM DÜZENLEDİ
TOPLUM
08 Mart 2015 - 09:27
İlginizi Çekebilir










