\r\n\r\nTürkiye’deki en büyük problemin ne Pkk olduğunu nede İşid olduğunu, en büyük problemin 20 yıldır devlet kurumlarına kendi yetiştirdiği adamalarını yerleştiren paralel yapı olduğunu belirterek“Türkiye’deki en büyük problem paralel yapıdır. Bugün Pkk’nın, İşid’in ve diğer terör örgütlerinin Şu anda harekete geçmelerini altında paralel yapın parmağı vardır kanaatindeyim. Bunlar 20 yıldır polis, milli eğitim ve yargı üzerinde ciddi operasyonlar gerçekleştirdiler. 20 yıl geriye bakın, ne amaçla kimleri yetiştirdiklerini görürsünüz. Polislik alımlarına baktığımızda 20 yıldır tamamen yandaşları olan yetiştirdikleri çocukları yerleştirdiler. Mesela doktor olma profilindeki çocuklara bile sen polis olacaksın baskısı yapıldı. Baktığınız zaman bu gerçekler yeni yeni ortaya çıkmaya başladı..\r\n\r\nDARBECİ BİR ZİHNİYETLE KARŞI KARŞIYA KALMIŞTIK\r\n\r\n17 – 25 Aralık operasyonlarının asıl nedeninin yolsuzluk olmadığını, bu operasyonların bir darbe girişimi olduğun” Aslında 17 – 25 Aralık operasyonlarının tek sebepleri artık her şey olgunlaşmıştı. Bütün her şey artık lehlerine idi. Ve artık bu ülkede Recep Tayyip Erdoğan’ın gitmesi gerekiyordu. Yani bu operasyonlar yolsuzluk üzerine değildi. Zaten Ak Parti’de Recep Tayyip Erdoğan yolsuzluk üzerine olsaydı bunu araştırırdı da araştırmaya da zaten varlar. Bugün muhalefet partileri bile buna yanaşmıyorlar. Araştırırlar ama Ak Partiyi biz yolsuzluk üzerine çökertiriz demek istiyorlar. Ama bu sadece bir yolsuzluk soruşturması değildi. Bu darbeye giden bir soruşturmaydı..\r\n\r\n OYNANAN OYuNLARI RECEP TAYYİP ERDOĞAN BOZDu\r\n\r\n17 – 25 Aralık operasyonu başlatılmadan önce tüm her şeyin planlandığını ve hatta soruşturmalar başlamadan önce verilecek kararın bile önceden belirlendiğini Polisleri, savcıları, hâkimleri bütün her şey hazırdı. Ve verilecek karar hazırdı. Bakın Kılıçdaroğlu bir görüşme yaptı o günlerde. Çıktığında bu ülkenin yeni bir başbakana ihtiyacı var demişti. Ama açık söyleyeyim oyunu yine bozdular. Bozan yine Tayyip Erdoğan oldu. Çünkü o gün karar verilmişti evi basılacaktı Cumhurbaşkanımızın. Gözaltına alınacaktı. Gezi olayları falan bahaneydi. Aciziyet içerisine düşüreceklerdi ve Menderes’in sonu gibi yapacaklardı. Bu bir gerçek ve bunu görmek gerekiyor.\r\n\r\nPARALEL YAPIYLA MÜCADELE 2023 KADAR DEVAM EDER\r\n\r\nParalel yapı ile mücadelenin ciddiye alınması gerektiğini ve bu yapıyla mücadelenin kısa sürmeyeceğini Burada en büyük mücadele açık konuşmak gerekirse paralelle mücadeledir. Bu paralelle mücadelenin de kesinlikle ciddiye alınması gerekiyor. Bu 2023’e kadar devam edecek bitmiş değil. Bitmesi de uzun sürecek gibi duruyor. Çünkü devletin tüm kurumlarına ağ kurmuş bir yapıyla karşı karşıyayız. Bu yapının çoğunluğunu saf insanlar oluşturuyor. Kur-an okumadıkları için, Kur-an’daki islamı bilmedikleri için, Pensilvanya’daki hocalarının bir din âlimi olduğunu düşünüyorlar. Bunu bir kere engellemek gerekiyor.”\r\n\r\nTÜRKİYE 7 HAZİRAN SEÇİMLERİNDEN SONRA CİDDİ SIKINTIYA DÜŞTÜ.\r\n\r\n7 Haziran sonrasında Türkiye’nin ekonomi alanında düşüş yaşadığını ve bu düşüşün sebebinin muhalefetin hükümet kurmak için yeterince uğraş sergilememesi olduğunu “Ekonomi anlamında Türkiye 7 Haziran seçimlerinden sonra ciddi sıkıntıya düştü. Biz ihracatçılık da yapıyoruz. Piyasayı da biliyoruz geziyoruz dolaşıyoruz. İnsanlarda bir korku hakim. Bu korkuyu yenmenin tek bir yolu var oda muhalefet partilerinin kuramadığı hükümet boşluğunun dolmasıdır. Şu anda borsanın durumunu biliyorsunuz. Ham madde fiyatlarında artış var. 2014 Yılında GSMH 10404 dolar iken bu siyasi belirsizlikten dolayı 8000 dolarlara kadar gerileyeceği hesap ediliyor ..\r\n\r\nKoalisyon görüşmelerinde MHP’nin gerekli özeni göstermediğini, CHP ile olan anlaşmazlıklardan dolayı hükümetin kurulamadığını “Ne yazık ki partimizin CHP ile görüşmeleri sonucunda hükümet kurulamadı. MHP zaten akıllara zarar hareketler sergiledi. İlk önce hemen seçim dedi. Sonrasında CHP ile kuracaksınız dedi. Ardından biz kurmuyoruz dedi. Yani her şeye yok diyen bir pozisyon çıktı. Şu andan itibaren yapmamız gerek tek şey var. Çıkarlarımızı bir tarafa bırakıp ülkemizin menfaatleri için çabalamamız gerekiyor. Bunun yolu da erken seçim diye düşünüyorum. Erken seçim kararı zaten alındı. İnşallah Ak Parti iktidara tekrar ulaşır ve memleketimiz düzlüğe çıkar diye düşünüyorum”\r\n\r\nKİMSENİN YERİNE ASLA TALİP OLMADIM\r\n\r\nMilletvekilliği için kimsenin yerine talip olmadığını ve Ak Partinin ve milletin görev vermesi durumunda görevini en iyi şekilde yerine getirmeye çalışacağını “Biz başvurumuzda da söyledik. Kimsenin yerine talip değiliz. Eğer mecliste görülmek isteniyorsak, partimiz bize bu görevi verirse görevimizi yerine getiririz. Ama bu işi bizden daha iyi yapacak arkadaşlarımız kardeşlerimiz varsa bunlara da destek vermeye hazırız zaten. Biz ille de milletvekili olmalıyız diyen bir kafayla hareket etmiyoruz. Ben Ak Patinin bir dava partisi olduğunu düşünüyorum. Bir ilkeler partisi olduğunu düşünüyorum. Bu ilkeler doğrultusunda bize ne görev verilirse biz bu görevi yapmaya adayız. İnşallah olur diyelim. Ama olmaz diye bir umutsuzluğumuz da yok buda ayrı bir mesele. Ben renk katacağımı düşünüyorum. Afşin Elbistan Göksun Kuzey bölgede Kahramanmaraş Merkez’de iyi işler yapacağımı düşünüyorum. Yıllardır bu camianın içerisindeyim. Partinin hemen hemen her kademesinde görev aldım. Partimiz bize uygun görürse gireceğiz ve ülkemiz için, milletimiz için ve orta doğudaki bu kötü gidişatı engellemek için elimizden geleni yapacağız …\r\n\r\nTÜRKİYE’Yİ GÜZEL GÜNLER BEKLİYOR\r\n\r\nTürkiye’nin etnik kimlik farklılıklarını bir kenara bırakıp bir an önce kardeşliğin hakim olduğu bir havaya girmesini istediğini belirten Kıraç; “Ben yıllardır bu toprakların insanıyım ve bu topraklarda yaşıyorum. Sürekli alevi köylerine giden sohbet eden biriyim. Alevilik, sünnilik önemli değil önemli olan insanlık derim ben. Buda zaten Alevi arkadaşlarımda, Sünni arkadaşlarımda sempati oluşturuyorum. Şu anda Orta Doğudaki sıkıntılardan biri de bu mezhep çatışmaları. Bazı güçlerin amaçları da Türkiye içerisinde mezhepsel çatışmalar çıkarmak gayretinde oğlunu biliyoruz. Ama biz Alevilerle yıllardır iç içe yaşayan insanlarız. Açık konuşayım ben insanların mezhebine, etnik kimliğine göre davranan biri değilim. Kuzey Irak’ta binim birçok Kürt arkadaşım var ve onların kendi ülkelerine bakış açıları nasılsa Türkiye’ye de öyle. Bu mezhepsel ayrılıkları aştığımız zaman Türkiye’nin daha güzel günleri beklediği kanaatindeyim. Ben bu noktada şuna da inanıyorum. Ak Parti tüm hareketin öncüsüdür. Ak Parti camiasını dini ırkı etnik kimliği ne olursa olsun bir arada kardeşçe yaşayabilen insanlar topluluğu olarak görüyorum. Ben Alevi kardeşlerimin bir kardeşi olarak oylarını değerlendireceğini düşünüyorum.\r\n\r\nBölgemizdeki Alevi kardeşlerimden güvenilirdir vatan sevdalısıdır söylemlerini rahatlıkla duyabilirsiniz..diyerek sözlerini noktaladı..HABER MERKEZİ\r\n\r\n \r\n
SİYASET
Yayınlanma: 10 Eylül 2015 - 15:15
Ak Parti Bir Dava Partisidir
Ak Parti Kahramanmaraş Milletvekili Aday Adayı Koray Kıraç, yapacağı seçim çalışmalarından paralel yapıya, 17-25 Aralık operasyonlarından Türkiye’deki etnik sınıf farklılığının oluşturduğu sorunlara dair çok önemli açıklamalarda bulundu.\r\n
SİYASET
10 Eylül 2015 - 15:15
İlginizi Çekebilir









