\r\n\r\nYeme bozuklukları, “Beden ağırlığı ve biçimi ile ilgili aşırı düşünsel uğraş sonucu yeme davranışının bozulması” olarak tanımlanıyor. Bulimia Nevroza ise tıkınırcasına yeme periyotları ve bunu takip eden arınma davranışları ile karakterize olan bir yeme bozukluğu. Daha çok ergenlik çağındaki gençlerde görülen hastalıkta kişilerin, önce aşırı derecede yiyip sonra bunu kusarak telafi etmeye çalıştıklarını söyleyen Acıbadem Adana Hastanesi Beslenme ve Diyet Uzmanı Gizem Akgül, bunun temelinde, çevrede ya da medyada göz önünde olan kişileri gördükçe zayıf bir bedene sahip olma arzusunun yattığına dikkat çekiyor.
\r\n
\r\n
\r\nOBURLUK DEĞİL, PSİKOLOJİK BİR DAVRANIŞ
\r\n
\r\nBulimia Nevroza’nın yemek yemekten çok, psikolojik bir durum ve yoğun bir kontrolsüzlük duygusu olduğunu söyleyen Diyetisyen Gizem Akgül, bu hastaların kustuktan sonra kendilerini rahat hissedeceklerini düşündükleri için daha fazla yemek yemeye başladıklarını anlatıyor: “Bu hastalarda tekrarlayan tıkınma nöbetleri görülüyor ve bu yeme nöbetlerine zaman zaman ‘aşırı miktarda gıda tüketme’ eşlik ediyor. Kişi yeme dürtüsünü denetlemekte güçlük çekiyor.” Bulimia Nevroza hastalarının kendilerine güvenlerini yitirmiş kişiler olduğunu ifade eden Diyetisyen Gizem Akgül, “Hastalarda kendilerini vücut ölçüleriyle kanıtlayıp çevrelerine sevdirme arzusu vardır. Ne kadar zayıf olurlarsa o kadar takdir edileceklerini düşünürler” diyor.
\r\n \r\n\r\nKENDİLERİNİ DURDURAMADIKLARINI DÜŞÜNÜYORLAR\r\n\r\n
\r\nBulimia Nevroza hastalarının aşırı yemek yeme davranışından sonra istenmeyen fazla kalorilerden kurtulmak için kusarak, ağır diyet ve egzersizler yaparak kendilerini arındırmaya çalıştıklarını anlatan Diyetisyen Gizem Akgül, kişilerin yaptığı bu bu telafi davranışlarının, genellikle başkalarından gizlice gerçekleştirildiğini söylüyor. Diyetisyen Gizem Akgül, sözlerini şöyle sürdürüyor: “Bulimia Nevroza hastalarında tıkınırcasına yemek yeme ve uygunsuz dengeleyici davranışlar, ortalama olarak en az haftada iki kez ve 3 ay süreyle ortaya çıkıyor. Belirli zamanlarda pek çok insanın tüketemeyeceği kadar besini çok kısa bir sürede tüketebiliyor ve kendilerini durduramadıklarını düşünüyorlar.”
\r\n
\r\n
\r\nİKİ TİP HASTA VAR
\r\n
\r\nEn büyük korkusu, yemek yeme kontrolünü tamamen kaybetmek olan Bulimia Nevroza hastalarının yeme davranış bozukluğunun iki tipe ayıran Diyetisyen Gizem Akgül, “Birinci tip hastalarda kişinin bilinçli ve düzenli olarak kusması, laksatif (ishal yapıcı) ve diüretik (idrar söktürücü) ilaçlar veya lavman kullanımı görülürken; ikinci tip hastalarda sadece aşırı egzersiz ve kişinin kendini aç bırakması söz konusu oluyor” diyor.
\r\n
\r\n
\r\nTEDAVİ EDİLMEZSE SAĞLIĞI BOZULUYOR
\r\n
\r\nUzun süreli yapılan çalışmalar, 16-20 haftalık tedavi sonunda hastaların yaklaşık yüzde 40-50’sinin tıkınma ve kusmayı bıraktığını gösteriyor. Tedavi sonrası hemen düzelmeyen hastaların ise yüzde 30’unda, tedaviden yaklaşık 1 yıl sonra tamamen iyileşme görülüyor. Tedavi edilmeyen Bulimia Nevroza hastalarında ise, mide asidinin ağıza gelmesi ile oluşan diş çürükleri, kronik boğaz ağrısı, midede delinmeler, yüzde şişlik, bozulan adet döngüsü, kabızlık ve kas zayıflıkları meydana gelebiliyor.\r\n\r\nBulimia Nevroza ile mücadelede, diyetisyen, psikolog ve psikiyatristin ortak çalışmasının mümkün olan en etkin sonucu sağlayacağını vurgulayan Diyetisyen Gizem Akgül, bu hastaların tedavisinde en önemli hedefi kilo kontrolünü sağlamak ve düzenli yeme alışkanlığını bireye tekrar kazandırmak şeklinde açıklıyor.\r\n\r\n \r\n\r\n \r\n
\r\n
\r\n
\r\nOBURLUK DEĞİL, PSİKOLOJİK BİR DAVRANIŞ
\r\n
\r\nBulimia Nevroza’nın yemek yemekten çok, psikolojik bir durum ve yoğun bir kontrolsüzlük duygusu olduğunu söyleyen Diyetisyen Gizem Akgül, bu hastaların kustuktan sonra kendilerini rahat hissedeceklerini düşündükleri için daha fazla yemek yemeye başladıklarını anlatıyor: “Bu hastalarda tekrarlayan tıkınma nöbetleri görülüyor ve bu yeme nöbetlerine zaman zaman ‘aşırı miktarda gıda tüketme’ eşlik ediyor. Kişi yeme dürtüsünü denetlemekte güçlük çekiyor.” Bulimia Nevroza hastalarının kendilerine güvenlerini yitirmiş kişiler olduğunu ifade eden Diyetisyen Gizem Akgül, “Hastalarda kendilerini vücut ölçüleriyle kanıtlayıp çevrelerine sevdirme arzusu vardır. Ne kadar zayıf olurlarsa o kadar takdir edileceklerini düşünürler” diyor.
\r\n \r\n\r\nKENDİLERİNİ DURDURAMADIKLARINI DÜŞÜNÜYORLAR\r\n\r\n
\r\nBulimia Nevroza hastalarının aşırı yemek yeme davranışından sonra istenmeyen fazla kalorilerden kurtulmak için kusarak, ağır diyet ve egzersizler yaparak kendilerini arındırmaya çalıştıklarını anlatan Diyetisyen Gizem Akgül, kişilerin yaptığı bu bu telafi davranışlarının, genellikle başkalarından gizlice gerçekleştirildiğini söylüyor. Diyetisyen Gizem Akgül, sözlerini şöyle sürdürüyor: “Bulimia Nevroza hastalarında tıkınırcasına yemek yeme ve uygunsuz dengeleyici davranışlar, ortalama olarak en az haftada iki kez ve 3 ay süreyle ortaya çıkıyor. Belirli zamanlarda pek çok insanın tüketemeyeceği kadar besini çok kısa bir sürede tüketebiliyor ve kendilerini durduramadıklarını düşünüyorlar.”
\r\n
\r\n
\r\nİKİ TİP HASTA VAR
\r\n
\r\nEn büyük korkusu, yemek yeme kontrolünü tamamen kaybetmek olan Bulimia Nevroza hastalarının yeme davranış bozukluğunun iki tipe ayıran Diyetisyen Gizem Akgül, “Birinci tip hastalarda kişinin bilinçli ve düzenli olarak kusması, laksatif (ishal yapıcı) ve diüretik (idrar söktürücü) ilaçlar veya lavman kullanımı görülürken; ikinci tip hastalarda sadece aşırı egzersiz ve kişinin kendini aç bırakması söz konusu oluyor” diyor.
\r\n
\r\n
\r\nTEDAVİ EDİLMEZSE SAĞLIĞI BOZULUYOR
\r\n
\r\nUzun süreli yapılan çalışmalar, 16-20 haftalık tedavi sonunda hastaların yaklaşık yüzde 40-50’sinin tıkınma ve kusmayı bıraktığını gösteriyor. Tedavi sonrası hemen düzelmeyen hastaların ise yüzde 30’unda, tedaviden yaklaşık 1 yıl sonra tamamen iyileşme görülüyor. Tedavi edilmeyen Bulimia Nevroza hastalarında ise, mide asidinin ağıza gelmesi ile oluşan diş çürükleri, kronik boğaz ağrısı, midede delinmeler, yüzde şişlik, bozulan adet döngüsü, kabızlık ve kas zayıflıkları meydana gelebiliyor.\r\n\r\nBulimia Nevroza ile mücadelede, diyetisyen, psikolog ve psikiyatristin ortak çalışmasının mümkün olan en etkin sonucu sağlayacağını vurgulayan Diyetisyen Gizem Akgül, bu hastaların tedavisinde en önemli hedefi kilo kontrolünü sağlamak ve düzenli yeme alışkanlığını bireye tekrar kazandırmak şeklinde açıklıyor.\r\n\r\n \r\n\r\n \r\n









