\r\n\r\n
Taşeron işçilerin sıkıntılarını ve ülkede yaşanan terör olaylarıyla alakalı konuşan Tor’un konuşmasından satır başları;
\r\n Vatandaşımız, saldırıların, katliamların bir an önce bitmesini istemektedir, "AKP hiçbir siyasi veya başka bir sebebin arkasına sığınmadan hangi tedbiri alıyorsa alsın ancak bu katliamları durdursun." demektedir. Zira gidişat her geçen gün kötüye gitmektedir. Hiç şüphe yok ki bütün bu şehit ve gazilerimizin ikincil sorumlusu AKP iktidarıdır. Bizi bu hâllere düşüren AKP iktidarıdır. Bu karanlık kuşağa ülkeyi sürükleyen AKP iktidarıdır. "Çözüm süreci" adı altında terörün görmezden gelinmesi maalesef bu sonucu doğurmuştur. Neredeyse şehit girmeyen il, ilçe kalmamıştır.
\r\n Pazartesi günü Elbistan'da katıldığım İsrafil Kargı isimli özel hareket polisimizin, kardeşimizin cenazesinde emin olun vatandaşın büyük çoğunluğunun ağladığına şahit oldum. Böyle bir kalabalığa şimdiye kadar da rastlamamıştım ancak gidişatın iyi olmadığını da söylemek zorundayım. Şehit cenazelerinin tahammül sınırlarını zorladığını bilmenizi isterim. Vatandaşın hassasiyeti had safhadadır.
MHP Taşeron İşçilerle İlgili Düzenlemeyi Destekleyecektir
\r\n Taşeron işçilerin ücretlerini tam ve düzenli olarak almamaları, kamu kurumlarının alt işverene verdiği bazı işler dışında alt işveren işçisinin ücretini kontrol etme yükümlülüğünün bulunmaması, sık sık işveren değişikliği nedeniyle işçinin yıllık izin kullanamaması, iş kazası ve meslek hastalığının oluşmasını önleyici tedbirlerin ve eğitimlerin yeterince ve gereği gibi verilmemesi, sendikalaşmayı ve toplu iş sözleşmesinden yararlanmayı imkânsızlaştırması, kıdem tazminatını, ihbar tazminatını hak edememeleri, fazla çalışmaları, buna karşılık fazla mesai ücreti alamamaları, çalışma sürelerinden daha fazla süre çalıştırılmaları, hiçbir sosyal haktan faydalanmamaları gibi birçok sebeplerle Milliyetçi Hareket Partisi olarak taşeron işçiliği sistemine karşı çıkmış ve seçim beyannamemizde de taşeron işçilerinin kadroya geçirilmesini beyan etmiştir. Taşeron işçiliği bize göre ucuz iş gücü yaratmanın, yandaş firmalara kaynak aktarmanın bir aracı hâline gelmiştir. Taşeron işçilerin hemen hemen tamamı gariptir, fakirdir, yalnızdır, koruyanı yoktur. Bu sebeple MHP olarak Hükûmetin bütüncül bir yaklaşımla, iyi niyetle, samimiyetle bu konuda getireceği düzenlemeyi taşeron işçiler adına destekleyecektir.
\r\n
\r\n 720 Bin Kişiye Ayrım Yapmaksızın Kadro Veriniz
Taşeron sistemi ihtiyaç sahibi memleket evlatlarının sömürülmesi, geleceklerinin çalınması demektir. Birileri zengin olurken birilerinin etinin, kemiğinin, kanının un ufak edilmesidir. Birilerini bu hâle getiren de hiç şüphe yok ki AKP İktidarıdır. Bakınız, 2002 yılında taşeron işçi sayısı 15-20 bin civarındayken, bugün 750 bin civarındadır. Buna belediyeleri de kattığımız zaman işçi sayısı 2'ye katlanmaktadır. AKP İktidarı döneminde taşeron işçiliği büyük boyutlara ulaşmış bugün AKP taşeron işçiliği konusuna çözüm ararken yapılan beyanlarla işçimizin kafasını karıştırmıştır. Yetkililerin beyanları kendi içerisinde büyük çelişkiler taşımaktadır. Başbakan, "taşerona kadro" derken Maliye Bakanı özel statü verileceğini açıklamıştır. Başbakan "720 bin taşerona ayrım yapmaksızın kadro vereceğiz." derken Maliye Bakanı "sınav, performans" gibi başka şeyler söylemekte, 100 bin, 150 bin kişinin kadroya alınacağını söylemektedir. Kadro alabilmek için on iki ay kesintisiz çalışıyor olmasından bahsedilmektedir. Soruyorum size: Kesintisiz on iki ay çalışan taşeron işçi sayısı kaçtır? "Kıdem tazminatı, ihbar tazminatı" gibi kişisel haklardan faydalandırmadığından ve yılda birkaç defa giriş-çıkış yapıldığından haberiniz yok mudur? Bu arada, yandaş bir sendika çıkıyor durumdan vazife çıkararak "Bize üye olun sınavı kazanırsınız." şeklinde ahlaksız teklifler yapmaktadır.
Sayın Başbakan, seçim meydanlarında söz verdiğiniz, yakın zamanda da açıkladığınız gibi sözünüzün arkasında durunuz ve 720 bin kişiye ayrım yapmaksızın kadro veriniz. MHP olarak bu adımınızı destekleyeceğiz ama işi siyasete dökerseniz burada da ayrımcılık, eşitsizlik yaparsanız ki bu durumda iki elimiz bizim de, yüce Mevla'nın da, yakanızda olacağını bilmenizi isteriz.
\r\n Olay sadece taşeron işçi değildir. AKP döneminde personel rejimi allak bullak edilmiştir. 4/C'li personel, geçici işçi, geçici personel, mevsimlik işçi, vekil personel uygulamalarına da derhâl son verilmelidir. Mevsimlik işçilerin durumu da pek farklı değildir. Geçici işçiler yılda en fazla beş ay yirmi dokuz gün çalıştırılmakta, kadro almamaları için yüz yetmiş dokuzuncu gün işten çıkış verilmektedir. Yılda on iki ay çalışan ücretlinin geçim zorluğu yaşadığı ülkemizde, geçici statüde en fazla beş ay yirmi dokuz gün çalışan işçiler diğer altı ayda nasıl geçinecektir? Bu kişilerin emeklilik haklarını kazanmaları da oldukça zordur.





