\r\n\r\nBir gün Adnan Menderes’in oğlu Aydın Menderes ekip arkadaşlarıyla ev toplantısı yapmak için Sincan-Yenikent’e gelmişti. Beni de davet etmişlerdi. O akşam ki sohbette konuyu Aydın Bey’e ilettim. “Mürted” kelimesinin İslam literatüründe; “dinden dönen, dinden çıkan” demek olduğunu söyledim. Bu ismin Ankara’ya hiç yakışmadığını söyledim. Konu Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne taşındı. Tartışıldı. Karar alındı. Mürted Havala’nın adı “Akıncılar Havalanı” oldu.\r\n\r\nŞehit İdari Ateşe Galip Özmen Tekstil Meslek Lisesi’nin önündeki caddeye “Şeyh Edibali” ismi verilmiş. Edibali de Edebali de dense güzel. Ancak “edib” ile “edeb” kelimeleri aynı anlamda değildir. Farklı adamlar kastedilmemiş olmaktadır.\r\n\r\nEdib, edebiyatçı demektedir. Yazar Halide Edib Adıvar gibi. Edibali denince de geçmişte Islahatçı Demokrasi Partisi ve Millet Partisi Partisi ve’nin genel başkanı Aykut Edibali akla gelir. Edeb ise terbiye, güzel huy, güzel ahlak anlamlarına gelir. Edebali denince de Osmangazi’nin Kayınbabası Şeyh Edebali akla gelir.\r\n\r\nHer ikisinin de kim olduğuna biraz daha yakından bakalım. Çünkü “nereden geldiğini bilmeyenler, nereye gittiklerini ne bilemezler.”\r\n\r\n Aykut Edebali:\r\n\r\n1942,yılında Afyonkarahisar ‘da doğdu. Türk siyasetçi, yazar ve Millet Partisi Genel Başkanı.İlk ve orta öğrenimini Afyon’da tamamlayıp sonrasında İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi'nden mezun oldu ve yeni bir siyâsi hareket başlattı. Lideri olduğu bu hareket "Yeniden Milli Mücadele" ismiyle Türk siyasal ve sosyal hayatında yerini aldı. Yeniden Milli Mücadele, Bayrak, Pınar, Çınar, Gerçek, Çağrı dergilerinde yazılar yazdı.1974 yılında yazdığı “Türkiye’nin Kıbrıs Politikası ne olmalıdır “ kitabında Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin kurulmasını ve adanın ilhakını önermişti.\r\n\r\n 1984 yılında Islahatçı Demokrasi Partisini kurar ve bu partide Kurucu Genel Başkanı olarak hizmetlerini sürdürdü. 1991 yılında üçlü ittifak diye anılan Refah Partisi, Milliyetçi Çalışma Partisi ve Islahatçı Demokrasi Partisi arasındaki işbirliğinde yer aldı. Kayseri milletvekili olarak 19. dönemde TBMM’ye girdi. Islahatçı Demokrasi Partisi'nin ikinci olağan kongresinde (23 Kasım 1992) Birlik Barış Partisi, Bayrak Partisi ve Millet Partisi IDP‘ye katıldı. Yeni partinin adı Millet Partisi oldu ve Genel Başkanlığına Aykut Edibali seçildi."Muhteşem Türkiye" olarak idealize ettiği siyasi projesi vardır. Millet Partisinin Mayıs 2012'de yapılan kongresinde tek liste ile aday oldu ve Genel Başkanlığa seçildi.\r\n\r\nŞey Edebali:\r\n\r\n(1206 - 1326 yılları arasında Osmanlı Devleti'nin kuruluş devrinde yaşamış bir Türk İslam ilahiyatçısı Ahi şeyhi, Osman Gazi'nin kayınbabası ve hocası, bir anlamda da sonradan imparatorluk olacak Osmanlı Devleti'nin fikir babasıdır.\r\n\r\nAslen Karamanlıdır. Karaman'da başladığı tahsilini Şam'da tamamlamıştır. Tefsir, hadis ve özellikle İslam hukukunda uzmanlaşmıştır. Mevlâna Celaleddin-i Rumi ve Hacı Bektaş-ı Veli gibi, zamanının büyüklerinin sohbetinde bulunmuştur. Tasavvuf yoluna girdiği, Baba İlyas halifelerinin ileri gelenlerinden olduğu belirtilmektedir. Doğum tarihi kesin olmamakla beraber, 1206 yıllarında doğduğu tahmin edilmektedir.\r\n\r\nÂlim, fazıl, varlıklı, çevresi için örnek teşkil eden bir kişi olan Şeyh Edebali, Eskişehir yakınlarında o zamanki adıyla İtburnu denilen köyde yaşar, yaptırmış olduğu zaviyede öğrenci yetiştirir ve halkı aydınlatırdı. Bilecik'te bir dergâh yaptırmış, Osman Gazi'yi de birçok defa burada misafir etmiştir.\r\n\r\nOsmangazi’nin Rürayası:\r\n\r\nRivayete göre, Osman Gazi'nin dergâhta bulunduğu bir gece, rüyasında Şeyh Edebali'nin göğsünden bir ayın çıkıp kendi göğsüne girdiğini ve göğsünden bir büyük ağaç bitip dallarının âlemi kapladığını, altından birçok nehirlerin çıkıp insanların bu sulardan geçtiklerini görmüştü. Sabah olup rüyayı anlatınca, Şeyh Edebali rüyayı şöyle tabir etmiştir:\r\n\r\n"Sen, Ertuğrul Gazi oğlu Osman, babandan sonra bey olacaksın. Kızım Malhun Hatun ile evleneceksin. Benden çıkıp sana gelen nur budur. Sizin soyunuzdan nice padişahlar gelecek ve nice devletleri bir çatı altında toplayacaklar, Allah nice insanın İslam'a kavuşmasına senin soyunu vesile edecektir."Gerçekten de öyle olur, altı asırdan fazla devam edecek olan bir imparatorluğun temelleri Osman Gazi ile atılır ve bunun ilk müjdecisi Şeyh Edebali olur.1326'da 120 yaşlarında Bilecik'te vefat etmiş, dergâhının zikir odasına gömülmüştür. Bilecik’de ve Eskişehir'de adına türbeler yapılmıştır.\r\n\r\nSonuç: Her iki şahsiyet de değerlidir.Ancak birisi şeyhdir.Gerçek adı da Şeyh Edebali’dir.Umarım belediye bu nüansı görür ve yanlışı düzeltir.Belediye meclisi de tabelayı yazan da tarihini bilmezse sonuçta böyle ayrıntılar fark edilemez.Unutmamalı ki şeytan ayrıntıda gizlidir.Dilde,dinde,kültürde “azar azar cumamız pazar” olur.\r\n
TOPLUM
Yayınlanma: 24 Ağustos 2014 - 16:52
EDEBALİ Mİ EDİBALİ Mİ?
1988 yılında Ankara Sincan’da görev yapmıştım. “Mürted Havalanı” tabelasını görünce şaşırmıştım. Rahmetli Turgut Özal hükümetinin şaşalı yıllarıydı.
TOPLUM
24 Ağustos 2014 - 16:52










